|
|
|
|
|
KRİZLER PR ENDÜSTRİSİNE YARIYOR
MPR gelecek yıl 16’ıncı yılını kutlayacak. 1994 yılının 1 Temmuz’unda kurulduğumuzda pek çok dostum benim için endişelenmiş hatta bu girişime ‘deli cesareti’ demişti. Hatırlayınız; krizin etkisinin en çok hissedildiği yaz aylarında gazetelerin ekonomi sayfalarında ‘son bir haftadır satılan ilk otomobil’ veya ‘beyaz eşya, gayrimenkul satışlarındaki dramatik düşüşler’ her gün boy gösteriyordu.
1995’in sonunda MPR’nin kuruluşundan bir buçuk yıl sonra MPR bütün yatırım borçlarını ödemiş ve 18 kişilik ekibiyle 13 müşterisine hizmet vermeye başlamıştı bile. Bu yıla gelene kadar arada 2 kriz daha yaşadık. Şimdiki krizin kaynağı ve çapı çok daha büyük olsa da artık dördüncü krizimizi yaşıyoruz.
Toplam iletişim endüstrisi olarak bir değerlendirme yapmak gerekirse, artık reklam verenler ilk kesilecek bütçe olarak iletişime göz dikmiyorlar. Biraz klişe olacak ama krizden fırsat çıkarmayı öğrendik. Bir kere koşullar değişti diye beklemek yerine, hepimiz değişen koşullara uygun fırsatları tüketicilere sunmayı öğrendik. Tüketici bu dönemde daha mı seçici davranıyor? Daha mı uzun vadeli ödeme planı istiyor? Onların isteklerine kulak vermeyi, onları dinlemeyi öğrendik. Tabii iş bununla bitmiyor. Çünkü istedikleri seçenekleri tüketiciye sunuyoruz da; bir de bunun duyurulması lazım. Bence bunu da öğrenmekteyiz.
PR endüstrisi ise kriz dönemlerinden büyüyerek çıkıyor. Nedeni çok basit: Daha ucuz, daha etkili ve daha güvenilir bir iletişim disiplini olan halkla ilişkiler, özellikle kriz dönemlerinde pazarlamaya çok ciddi destek veriyor ve gerçekten iş sonuçlarına etki ediyor. Özellikle Marketing PR’ın, her pazarlamacının alet/edevat çantasında mutlaka bulunması gerekiyor.
İşte size birkaç ipucu: Pazarlama yönelimli halkla ilişkilerle daralan pazarda bir heyecan yaratmak mümkün, pazar liderliğini pekiştiren bir etkinlik yapmak mümkün, ambalajdan, promosyondan çıkarabileceğiniz bir yarışma, tüketicileri ürüne dahil edebileceğiniz bir oyun, mevcut ürünleri yeniden canlandırabileceğiniz bir araştırma/fayda bulmak mümkün…Fikir önderlerinin tavsiyelerine dayalı programlar hazırlamak, satış kanalına yönelik aktiviteler yapmak, çekirdek tüketici tabanına çok özel teklifler yapmak mümkün… Hele de kriz dönemlerinde en çok dayanmamız gereken çalışanlarımızla yeni kampanyamızı/projemizi sürdürürsek; değmeyin keyfimize…
Son söz olarak demek istiyorum ki, Marketing PR pazarlama iletişimine katma değer sağlıyor. Çünkü halkla ilişkiler, pazarlama yatırımlarının değerini arttırıyor. Bütçeleri kısılmasına rağmen, reklam ve promosyona harcanan paraların daha fazla getiri sağlamasına yol açıyor. Satış kanalının, tüketicinin markayı konuşmasını sağlıyor. Gündem yaratıyor. Yani, pazarlama hedeflerine ulaşılmasında önemli bir görev yapıyor.
Devir Marketing PR devri…
Meral Saçkan
MPR Ajans Başkanı
Marmara Üniversitesi - Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi
|
|
|
|
|
|
|